Aşkla Üretiyoruz

Sizin İçin

image
Tadım Taş Ekmek Unlu Mamülleri

Damak Tadınıza uygun lezzetler hazırlıyoruz.

Konya İli Bozkır İlçemizde faaliyet gösteren Tadım Taş Ekmek Unlu Mamülleri sizin için enfes ekmek çeşitleri ve Unlu Mamülleriyle hizmet vermektedir.

Firmamız Hüseyin Ağaçcı Ticaret kurulduğu günden itibaren müşterilerine kaliteli ve ilkeli hizmet edebilmeyi amaç edinmiştir.

Firmamız Alanya ve Konya bölgesinde hizmet vermekte olup; Perakende ve Toptan olarak Bal satımı, Odun Ateşinde ve Son Teknoloji Unlu Maüllerin Üretimlerini yapmaktadır. Firmamız ayrıca yöresel ürün olan Bozkır Tahini'da satmaktadır.

Yılların Değişmeyen Lezzeti...

Hizmetlerimiz

Ekmek Çeşitleri

odun Ateşinde Karafırında Taş Fırın Ekmeği ve En son Teknoloji Fabrikasyon sistemlerle Ekmek çeşitlerimiz

Mayalılar

Bozkır'da ağızınızı ve sofralarını tatlandıracak Çoğaça ve Simit ürünlerimiz.

Tatlı ve Tuzlular

Bozkır'da ağızınızı ve sofralarını tatlandıracak Tatlı ve Tuzlu ürünlerimiz.

Yaptığımız İşe Dair Bilgiler

Ekmek türleri

Pişirme tarzına göre ekmekler

Pişirme tarzına göre ekmekler ikiye ayrılır: Ev ekmeği, fırın ekmeği.

Ev ekmeği

Hamuru evlerde elle yoğrulan, sacta, tandırda, fırınlarda veya ekmek makinesi ile pişirilen ekmeklerdir.

Sacda pişirilen ekmeğe bazlama ve yufka denir.

Tandır ekmeğinin en yaygın şekli pide'dir. Ev fırınlarında ise daha çok somun yapılır. Güllâçlar ise mayasız ekmekten yapılır.

Fırın ekmeği

Şehir ve kasabalarda, ordu birliklerinde, klasik odun fırınlarında yapılan ekmektir. Fırın ekmeğinin en yaygın şekli, altı düz, üstü bombeli, değirmi bir ekmek olan somun'dur.

Ekmeğin yapımı

Ekmeğin yapımında başlıca üç işlem yer alır. Yoğurma, mayalama ve pişirme. Yoğurma, unu hamura çevirir. Mayalama, hamuru ekşitip kabartır, pişirme ise ekmek haline getirir.

Un, su, tuz ve maya bir kazan veya teknede birbirine karıştırılarak yoğrulur, una su karışınca eriyen kısımlar (glikoz, tuz vb.) dışında erimeyen kısımlar (gluten, nişasta) su emerek şişer. Tuz, ekmeğin lezzetini azaltır. Yoğurma, eskiden teknelerde ayakla yapılırdı. Şimdi köylerde ve küçük kasabalarda gene böyle olmakla beraber şehirlerde makineyle yoğrulmaktadır.

Yoğurma şekli ne olursa olsun, ekmeklik hamur, su ve un oranına göre üç çeşide ayrılır:

Lüks ekmek hamuru (% 65 su)

Ekmeklik hamur (% 60 su)

Çöreklik hamur (% 40 - % 45 su)

Yoğurma işlemi sırasında hamura bir miktar maya katılır. Bu maya, bir parça ekşi hamur olabileceği gibi fennî hamur mayası da olabilir. Birinci şekilde pişirici, ekmek hamurundan bir parçayı bir kenara ayırır, ertesi gün yoğuracağı hamura katar. Fennî mayalarsa, sıvı olarak hamur suyuna katılır. Sıcak bir yere konan hamurun içindeki mayalar şekerlerle karışınca alkol ve karbondioksit gazı oluşur. Gaz kabarcıkları hamuru kabartır; kabarcıklar arada bir patlar, gaz salıverir. Ekşime teknede başlar, hamur parçalara ayrılıncaya kadar sürer. Elverişli büyüklükte parçalara ayrılan hamur, istenilen şekil verilerek fırına atılır ve pişirilir.

Ekmeğin ortalama bileşimi:

Su (yüzde 30-40)

Proteinler (% 6 - % 8)

Glüsitler (% 50 - % 55)

Lipitler (% 0,4 - % 0,8)

Madenî tuzlar (% 1,5 - % 2)

Fırınların ortalama sıcaklık derecesi 230-270 °C'tır; fakat su oranı yüksek olduğu için ekmeğin sıcaklığı 100 °C'ı aşmaz. Fırında mayalı hamurun içindeki alkol, karbondioksit gazı ve suyun bir kısmı çıkar, ekmek hafifleyerek gevşek ve gözenekli bir yapı kazanır. Hamur piştikten sonra yaklaşık olarak kütlesi %18,45 oranında azalır. Ekmeğin kalitesi, kullanılan una ve pişirme süresine bağlıdır. 73 - 76 randımanlı unlardan francala, 78 - 80 randımanlı unlardan beyaz ekmek, daha yüksek randımanlı (kepekli) unlardan kara ekmek (kepekli ekmek) elde edilir.

Taze ekmeğin sindirimi zordur. Ekmek, fırından çıktıktan en az 6 saat sonra yenmelidir. Ekmek durdukça kendiliğinden değişikliğe uğrayarak sertleşir ve bayatlar. Bayatlama sadece su kaybından değil, ekmekteki maddelerin de değişikliğe uğramasından ileri gelir. Ekmekleri karıştırmak için içerisine baklagillerden çeşitli tohumların unları, patates unu, yemek sodası, ağırlaşsın diye barit sülfat gibi maddeler katılır. Bunun gibi hile ile karıştırmalara ve eksik ağırlıkta ekmek çıkarılmasına karşı belediyelerce sıkı mücadele yürütülür. Belediye nizamlarınca ekmek hamuruna ağırlaştırıcı (alçı, kil, kemik unu vb.) kabartıcı, bozuk unları ıslah edici (bakır ve çinko sülfat, şap vb.) maddelerin katılması, iyi pişmemiş hamur ekmeklerin satışa çıkarılması yasaktır ve belediyelerce cezalandırılır. 2004 yılından itibaren gıda üretimi yapan işletmelerin denetimi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca yürütülmektedir. Bakanlığın yetkilendirdiği gıda kontrolörleri ekmek üretimi yapan işletmelerden üretilen ekmek partisi adına numune alarak bakanlık tarafından yetkilendirilmiş akredite laboratuvarlara analiz için numuneyi gönderir. Analiz sonucu, 5996 sayılı kanun kapsamında yayınlanan Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği'ne uymadığı takdirde işletmeye kanun kapsamında ceza yazılır. Sorunlu parti miktarı tespit edilir ve ürünler imha edilir. İşletme cezaya maruz kaldıysa sebebi araştırılır ve denetimler sıkı şekilde devam ettirilir.

Ekmeğin Besin Değerleri


Ekmek, çeşitli tahıl unundan yapılmış hamurun ateşte, sac üzerinde, tandırda, fırında veya tepside pişirilmesiyle hazırlanan yiyecektir. 

Ekmeğin Besin Değerleri şu şekildedir;

Porsiyon Miktarı: 100 g

Kalori (kcal) 264

Toplam yağ 3,2 g

Doymuş Yağ 0,7 g

Çoklu Doymamış Yağ 1,6 g

Tekli Doymamış Yağ 0,6 g

Trans yağ 0 g

Kolesterol 0 mg

Sodyum 491 mg

Potasyum 115 mg

Karbonhidrat 49 g

Diyet Lifi 2,7 g

Şeker 5 g

Protein 9 g

A Vitamini 1 IU

C Vitamini 0 mg

Kalsiyum 260 mg

Demir 3,6 mg

D Vitamini 0 IU

B6 Vitamini 0,1 mg

Kobalamin 0 µg

Magnezyum 25 mg

Ekmek Nedir? Tarihçesi

Ekmek nedir?

Ekmeklik tahıl unlarına maya, tuz ve suyun belli oranlarda karıştırılıp yoğrulması ve hamurun belli şartlarda fermantasyona bırakıldıktan sonra fırında pişirilmesiyle elde edilen temel bir gıda maddesidir.

Yukarıda sadece bir cümle olarak ifade edilen ekmek tanımlaması aslında insanların hayatlarındaki en önemli unsurlardan biri olmayı yıllar içerisinde korumuştur. İnsan beslenmesinde birinci derecede öneme sahip, vazgeçilmez bir gıda olan ekmeğin diğer önemli özellikleri; kendine has nötr karakterde bir aromaya sahip oluşu dolayısıyla diğer gıdalar için iyi bir taşıyıcı özellik arz etmesi, diğer gıdalara göre daha ucuz ve kolay sağlanabilir olması, besleyici ve doyurucu özellikler içermesidir. Asırlardır süregelen alışkanlıkların ve milli kültürün etkisiyle, karbonhidrat ve protein kaynağı olarak insan beslenmesinde yüksek bir öneme sahiptir. Tahıl’a dayalı bir beslenmenin hakim olduğu Türkiye’de fert başına tüketilen enerjinin %66’sı tahıllardan, bununda %56’lık kısmı yalnız başına ekmekten, protein ise %50’si ekmekten karşılanmaktadır. Farklı bölge yaş ve gelir guruplarına göre değişen ekmek tüketimi ülkemizde günde 100 – 800 gram arasında olup ortalama 400 gramdır.

Ekmekçilik teknolojisi geçmişten günümüze değin büyük aşamalar kaydetmiştir. Günümüzde ekmekler yapıldıkları temel tahıl unlarına göre isimlendirildikleri gibi (Mısır Ekmeği, Çavdar Ekmeği vs.) son şekillerine göre (Yuvarlak Ekmek, Papatya Ekmeği vs.) veya bölgesel (Trabzon Ekmeği v.s.) olarak isimlendirilebilmektedirler.

Ekmeğin Tarihçesi :

Ekmek kadar tarihi eski ve insanlık tarihinin akışı ile yakından bağlantılı bir gıda maddesi bulunmamaktadır. Kazılarda ortaya çıkarılan dünyanın en eski fırını M.Ö. 4000 yılına aittir. Bu yıllarda Babil’de ekmeğin bilindiğini göstermektedir. Yine kazılarda bulunan taştan bir levha bize dünyanın en eski fırıncılığına ait bilgiler vermiştir. Buna göre M.Ö.4300 yıllarında değirmencilikle fırıncılık zanaatıyla uğraşıldığı anlaşılmaktadır. Eski Mısırlılarda tahıl ile ekmek doğumdan ölüme kadar her olayda törene giren en önemli madde ve ekonomik hayat ve refaha katkısı en büyük nimet olarak kabul edilmekteydi.

Ekmek mayasının keşfi ise; M.Ö. 1800 yılı civarında rastlantı sonucu hamurun bekletilmesi ile olmuştur. Bununda sonucu olarak ortaya çıkan mayalanmış, gözenekli ve hafif ekmeğin daha iyi sindirildiği ve lezzetli olduğu görülmüştür. Hamur fermantasyonunun Mısırlılar tarafından geliştirildiği tespit edilmiştir. Ekmekçiliğin fermantasyon tekniği ile Akdeniz bölgesinde Mısır ve İsrail’den yayıldığı da bilinmektedir. Ülkelerinde arpa ve buğday yetişen Yunanlılar M.Ö. VIII yüzyılda Mısır halkından mayalı ekmeği öğrenmişlerdir. Ticari fırınların yapılmaya başlandığı M.Ö. V. Yüzyıldan sonra ekmeğin kabarması için bazı karışımlardan istifade edilmeye başlandığı anlaşılmaktadır. Bunlardan bir tanesi şıraya karıştırılmış darıdan yapılan ve uzun zaman saklanabilen bir karışımdı. Bir diğeri buğday kırması ile beyaz şıradan yoğrulan ve üç gün kadar bekletilen bir hamur maya olarak kullanılmaktaydı. M.Ö. 312 yılında Roma’da 254 fırın vardı ve ürün gramajı ve fiyat kanunlarla belirlenmekteydi. Kentlere olan göç nedeniyle buralarda yoğunlaşan nüfus ile birlikte ev ekmeği de yerini giderek fırın ekmeğine bıraktı. Fırıncılar yıllar boyu ekmeği kabartmak için fermantasyona bağlı kaldılar ve bir önceki hamurdan alınan hamurla aşı yapılarak kullanılan ekşi hamur metodu, gün geçtikçe özelliğini yitirmekle birlikte bazı bölgelerde halen uygulanmaktadır.

İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet İstanbul Belediye Başkanlığına tayin ettiği Hızır Bey Çelebi’nin ilk icraatı, ekmekçi esnafı temizliğe son derece riayet edecek, hamura asla hile karıştırılmayacak, çıkarılan ekmekten hiç kimsenin şikayetçi olmamasını temin etmek olmuştur. Bursa’nın fethinde Orhan Gazi fermanında ekmeğin üzerine titriyordu. Yine Sultan Beyazıt 1502’de çıkardığı “Kanunname-i İhtisabı Bursa” fermanıyla halkın ekmeğine karşı verilen devlet güvencesi sadece Bursa’da değil bütün Osmanlı ülkesinde uygulanacaktı. Sultan Beyazıt’ın fermanından sonra Karadenizlilerden büyük hamur ustaları çıkmıştır.

Evliya Çelebi “Seyahatname’sinde tam üç ay bayatlamadan kalabilen ekmekler yapar, bunları da deve sırtında İran Sarayına bile gönderirler” diye yazmıştı.

Tadım Taş Ekmek İşletmesi

İşletmesidir

Bize Ulaşın
HÜSEYİN AĞAÇCI
Eski Garaj Civarı, Çarşı Merkezi No:15/A Bozkır/KONYA